YKS'ye tekrar hazırlanmak: ilk dört hafta nasıl kurulur
Tekrar hazırlanmaya karar verdiysen ilk dört haftada yapman gereken şey program kurmak değil, teşhis koymak. Geçen yılın tam olarak nerede kırıldığını bilmeden yazılan program, geçen yılın biraz daha sıkı bir kopyası olur — ve benzer bir sonuç üretir.
Çoğu tekrarcı öğrenci ağustosta masaya oturur, geçen senekine çok benzeyen bir plan yazar. Sebep tembellik değil: tekrarcıların çoğu geçen yıl da çalışmıştı. Sebep şu ki değiştirilmesi gereken şeyin ne olduğu bilinmiyor, o yüzden değişen tek şey takvim oluyor.
Bu yazı ilk dört haftayı nasıl kuracağını anlatıyor. Sıra önemli: önce teşhis, sonra program.
Önce sonucu değil, dağılımı oku
"Sıralamam şu kadar oldu" cümlesi sana ne yapman gerektiğini söylemez. Söyleyen şey, o sıralamanın nasıl oluştuğudur.
Geçen yılın denemelerini ve sınavını önüne al, üç soruyu cevapla:
- Bir ders bütünüyle mi düşük, yoksa o dersin belirli konularında mı yığılma var? İkisi tamamen farklı iki iş demek — biri sıfırdan öğrenmek, diğeri birkaç konuyu tamir etmek.
- Yanlışların nereden geldi: bilgi eksiği mi, süre baskısı mı, dikkat hatası mı? Üçünün çaresi ayrı. Bilgi eksiğine deneme çözerek, dikkat hatasına konu tekrarı yaparak çözüm aranmaz.
- Kendini iyi hissettiğin konularla net getiren konular örtüşüyor mu?
Son soru en can alıcısı. Çalışırken rahat hissettiğin konu genellikle en çok tekrar ettiğin konudur; en çok tekrar ettiğin konu da zaten bildiğin konudur. Rahatlık, öğrenmenin değil tanıdıklığın işaretidir.
"Bu sene daha çok çalışacağım" bir plan değil
Tekrar dönemine giren hemen herkes günlük saatini artırmayı planlar. Saat artırmak ölçmesi kolay olduğu için cazip görünür — ama neyin yanlış gittiğini söylemez.
Şunu somut olarak düşün: geçen yıl günde sekiz saat çalıştıysan ve netin istediğin yere gelmediyse, dokuz saatin onu getireceğini varsaymak için elinde bir sebep yok. Saat, sonucu belirleyen değişkenlerden yalnızca biri. Diğerleri: neyi çalıştığın, çalıştığını nasıl ölçtüğün ve ölçümün seni yönlendirip yönlendirmediği.
İyi bir plan "kaç saat" sorusuna değil, "bu hafta hangi konuyu neden çalışıyorum" sorusuna cevap verir.
İlk dört hafta
Hafta 1 — Teşhis
Bu hafta yeni konu çalışma. Elindeki veriyi dök: geçen yılın denemeleri, sınav sonucun, varsa konu bazlı yanlış kayıtların.
Çıkarman gereken tek şey şu liste: hangi derste, hangi konuda, ne tür yanlış. Üç sütun. Tahminle değil kayıtla doldurulacak. Kaydın yoksa bu haftanın işi kayıt tutmaya başlamak.
Bu liste elinde yoksa geri kalan üç haftanın da bir anlamı yok — çünkü neyi tamir edeceğini bilmiyorsun.
Hafta 2 — Temeli tamir et
Teşhis listendeki en çok yanlış üreten iki konuyla başla. İkisiyle. Daha fazlasıyla değil.
Buradaki refleks "her şeye baştan başlayayım" olur ve bu refleks tekrarcıların en pahalı hatasıdır. Baştan başlamak, zaten bildiğin konuları üçüncü kez çalışmak demektir; kasım gelir, hâlâ ilk üniteleri dönmüşsündür.
Sen zaten bir kere hazırlandın. Sıfırdan değil, teşhis ettiğin yerden başla.
Hafta 3 ve 4 — Ölçüm ritmini kur
Şimdi deneme girmeye başla — ama denemenin amacı net görmek değil, teşhisini test etmek.
Her denemeden sonra yanlışlarını konu konu işaretle — denemeyi nasıl okuyacağını ayrı bir yazıda anlattık, çünkü nete bakmak tek başına teşhis vermez. İki hafta sonra elinde şu cevap olacak: hafta 2'de tamir ettiğin konular gerçekten düzeldi mi, yoksa düzeldiğini mi sandın?
Bu döngü — teşhis, tamir, ölçüm — ekim ayında da, şubatta da aynı kalacak. İlk dört haftada kurduğun şey bir program değil, bu döngünün kendisi.
Tekrarcıya özel üç tuzak
Bildiğini sanma yanılgısı
Konuyu ikinci kez gördüğünde anlatılan her şey tanıdık gelir. Tanıdıklık, bildiğin anlamına gelmez. Bir konuyu bilip bilmediğinin tek testi, o konudan soru çözebilmendir — konu anlatımını izlerken "evet, bunu biliyorum" diye düşünmen değil.
Sıfırdan başlama refleksi
Yukarıda değindim ama tekrar etmeye değer, çünkü en yaygın olanı bu: tekrarcıların çoğu ilk aylarını zaten bildikleri konuları tekrar ederek geçirir. İyi hissettirir, net getirmez.
Yalnızlık
Okuldan kopmuş bir tekrarcının günü tamamen kendi disiplinine kalır. Kimse yoklama almaz, kimse "bu hafta neredesin" diye sormaz. Bu, çalışma probleminden önce bir süreklilik problemidir ve ocak-şubat civarında kendini gösterir.
Bunun çaresi motivasyon videosu değil, dışarıdan bir ölçüm: haftalık olarak birine hesap veriyor olmak. Bu biri bir hoca olabilir, bir arkadaş grubu olabilir, hatta düzenli baktığın bir tablo olabilir. Ama kendi kendini denetlemeye güvenmek, tekrar döneminin en zayıf halkasıdır.
Tek başına mı, hocayla mı?
Dürüst cevap: herkesin koça ihtiyacı yok.
Kendi teşhisini koyabiliyorsan, programını kurup ona uyabiliyorsan ve denemelerini düzenli analiz ediyorsan, tek başına hazırlanabilirsin. Bunu yapan öğrenciler var ve onlara koç satmaya çalışmak dürüst olmaz.
Hoca ya da koç şu üç durumda fark yaratır:
- Teşhisi kendin koyamıyorsan. Yanlışlarına bakıp "neden bunu yapamadım" sorusunun cevabını bulamıyorsan, dışarıdan bir göz gerekir.
- Belirli bir derste tıkandıysan. Matematik neti aylardır aynı yerdeyse, o dersi bilen birinin sana bakması gerekiyor.
- Süreklilik problemin varsa. Program kurmayı biliyorsun ama üç hafta sonra bırakıyorsan, mesele bilgi değil, hesap verecek birinin olmaması.
Bu üçünden hiçbiri sende yoksa, tek başına devam et.
Mentorify bu süreçte ne yapar, ne yapmaz
Mentorify öğrenciyi özel ders hocası ve koçuyla buluşturan bir platform. Yukarıdaki döngüyü — teşhis, tamir, ölçüm — hoca ile öğrencinin aynı veriye bakarak yürütmesi için kurulmuş.
Mentorify'da hocan haftalık programı ve ödevleri kurar, sen uygularsın. Denemelerini girdiğinde netlerin grafiğe döner ve yanlışların konu konu listelenir — yani "hafta 1 teşhisi" için gereken üç sütunlu liste elle tutulmak zorunda kalmaz. Hocan da aynı grafiği görür, o yüzden "nasıl gidiyor" sorusu tahminle değil kayıtla cevaplanır.
Sınırlarını da söyleyelim:
- Mentorify ders vermez. Platform hoca değildir; hocanı sen seçersin, ders ücretini hocanla siz belirlersiniz. Platformun yaptığı, o ilişkiyi kurmak ve takip edilebilir kılmak.
- Tahmini sıralama gerçek YKS sıralaması değildir. TYT ve AYT netlerini birleştirip kaba bir aralık verir. Gerçek yerleştirme alan tercihi ve OBP gibi etkenlerle hesaplanır; buradaki sayı yalnızca gidişatı görmen içindir, tercih kararı verdirmez.
- Program kendiliğinden kurulmaz. Ajandayı hocan planlar. Hocasız kayıt olup "sistem bana program yazsın" beklersen boş bir ekran görürsün.
Yukarıdaki üç durumdan biri sendeyse — teşhis koyamıyorsan, bir derste tıkandıysan ya da süreklilik problemin varsa — ücretsiz kayıt olup hocalara bakabilirsin. Eşleşme ve takip ücretsiz. Zaten bir hesabın varsa giriş yap.
Özetle
İlk dört haftanın işi program yazmak değil, geçen yılın nerede kırıldığını bulmak. Hafta 1 teşhis, hafta 2 en çok yanlış üreten iki konu, hafta 3-4 ölçüm ritmi. Sıfırdan başlama, bildiğin konuları tekrar etme, ve ölçümü kendi hissine bırakma.
Geçen yıldan farklı bir sonuç istiyorsan, değiştirmen gereken ilk şey takvim değil, neye baktığın.